Günün sonunda iş yine sıkı çalışmaya kalır
Kategori: Büyüt , BYB!

Günün Sonunda İş Yine Sıkı Çalışmaya Kalıyor

Eminim işinizi yapıyorsunuzdur. Çoğunuzun cihazlarının Asana, Slack ve Evernote gibi dijital verimlilik araçları ile bezeli olduğunu, hatta kimi geek’lerin tüm bunları IFTTT ile çılgın bir otomasyona soktuğunu tahmin edebiliyorum. Yalnız değilsiniz, iyi çalışanlardan birisiniz o kadar.

Fakat tüm bu özverinize rağmen işiniz umduğunuz kilometre taşlarına ulaşamamış veya beklediğiniz büyüme ivmesini yakalayamamış olabilir. Müşterileriniz paraya dönüşmüyor, potansiyel müşteriler ikna olmuyor da olabilir. Bunlar her gün milyonlarca girişimin karşılaştığı gerçek problemlerden yalnızca birkaçı…

Çarpıtılan growth hacking kültürü ve bir gecede başarı mitleri, birçok girişimcinin 100 milyon dolarlık çıkışlara kolayca ulaşılabileceğine veya bugün işten ayrılıp ertesi gün 100 bin dolarlık ciro yapan bir çevrimiçi ders platformu kurulabileceğine inanmasına sebep oluyor. Gelgelelim, gerçeklik tam olarak böyle işlemiyor.

Wise Public Relations başkan yardımcılarından Tracey Boudine’e göre, girişimcileri hedefledikleri başarıdan alıkoyan senaryolar çoğu zaman birkaç başlıkta toplanabilecek sorunlardan doğuyor.

Spor Salonu Üyeliği Sendromu

Fazlalıklarından kurtulmak ve sıkılaşmak isteyenler genellikle ocak ayında spor salonlarına üye olurlar. Sonra Adidas’tan yahut Under Armour’dan yeni sezon spor kıyafetlerini alır, spor için ideal çalma listelerini oluştururlar, bir adım daha ileriye gidip bir Fitbit bile edinirler ve birkaç hafta sonra spor salonuna gitmeyi bırakırlar. İyi niyet ve gerekli her şeyin en iyisine sahip olmak, gerekli işi yapmanın yerine geçemez.

Spor salonu üyeliği sendromunu iş dünyasına uyarlayacak olursak, tüm pazarlama teknolojilerinizi, e-posta ile pazarlamadan sosyal medya paylaşımlarınıza kadar en kapsamlı SaaS araçlarıyla otomatiğe bağlayabilirsiniz. Fakat özverili yaklaşım ve efor gösterilmediği sürece, bunların hiçbirisi gerçek potansiyeline ulaşamayacaktır.

Efor sarf etmelisiniz; iş efordan ve emekle var olur. Tüm iş süreçlerinizi olabilecek en iyi hale getirin, bunu başarana kadar tek tek sorunları çözün ve ardından bir sonraki sürece geçin.

Kestirmeden Gitme Salgını

Çoğu girişimci başarıya giden kestirme yolları ve minik hileleri kolluyor; bu salgını başlatanın Silikon Vadisi ve growth hacking kültürü olduğunu söylemeli.

Kestirmeden başarı kültürü birçok yol ve yöntemi beraberinde getiriyor. Örneğin Twitter’da büyük takipçi kitlesine sahip kimileri kendilerini alanının ‘guru’su ilan edebiliyor. Uygulamasının indirilme sayısı çok yüksek olan fakat aslında aktif kullanıcıya sahip olmayan bir geliştirici de kendini başarılı ilan edebiliyor.

Popülerite ve ün, büyüme ve kârlılık ile eş anlamlı değildir. Sistemi alt ederek kazanacağınız başarıların ilelebet sürmeyeceğini öngörebilmelisiniz.

Efor Bozukluğu

Bir şeyleri halletmek için çok fazla zaman ve enerji harcayabilir fakat karşılığında bir arpa boyu bile yol kat edemeyebilirsiniz. Boudine buna efor bozukluğu diyor ve birkaç sebepten kaynaklanabildiğine işaret ediyor.

Bütün zamanınızı ve enerjinizi yanlış işi yaparak harcamış olabilirsiniz ki bunlar çoğunlukla konfor bölgenizdeki işlerdir. Bunlar yerine sizi pek de cezbetmeyen, gerçekten içinden çıkılması gereken sorunsallar getiren işlere odaklanmalı veya bunların söz konusu olmadığı durumlarda yeni yetenekler edinmelisiniz.

Belki de ne yapmanız gerektiğini biliyordunuz ve yaptınız fakat sonuç alamadınız. En iyisini vermek yerine ‘olduğu kadarını’ kabullenmeniz veya stratejinizi keskinleştirmek için çaba harcamadığınızda, eforlarınız sonuçsuz kalabilir.

İçinde bulunduğunuz günlük hengameden bir adım geri gelin ve gerçekten tamamlanması gereken işler konusunda kendinize dürüst olun. Bir işi yakalayıp ondan sonuç alana kadar bırakmayın, olmuyorsa neden olmadığını bulana kadar durmayın. Aksi takdirde başarınıza giden bir kapıyı kendi kendinize kapatmış olabilirsiniz.

Kalıcı büyümeye ve başarıya giden bir kısa yol henüz keşfedilmedi. Kestirmelere çok fazla odaklanır ve ‘ününüzün’ keyfini çıkarırsanız, asla nihai hedeflerinize ulaşamayabilirsiniz. Diyelim ki ulaştınız; bir yere ulaşması ne kadar kolaysa, düşmesinin de aynı şekilde olacağını unutmayın.

0 yorum

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir