Yenilik olan, yenilenmeyi unutursa: Vine’ın başarıdan unutulmaya uzanan öyküsü - İyi Çalışanlar Ülkesi

Yenilik olan, yenilenmeyi unutursa: Vine’ın başarıdan unutulmaya uzanan öyküsü

Twitter, 2012 yılında satın aldığı 6 saniyelik videolar sunan sosyal ağ Vine’ı kapatma kararı aldığını duyurdu. Belki de diğer sosyal ağların video konusunu keşfetmesini sağlayan platform olan Vine, sektöre yenilik kazandıran konumunu kaybedip yenilik üretemeyen bir kültür öğesine dönüşünce sonunu hazırlamış oldu. Zira bugünlerde Twitter’ın kültürel bir akımdan ziyade yeniliğe, büyümeye ve nakte ihtiyacı var.

İnternette trafiğin görsel içeriklere dair ne kadar hızlı bir şekilde yöneldiğini görmek zor değil. İçerik üreten web siteleri sürekli daha büyük ve daha fazla görsel sergileyen tasarımlara geçmeye devam ediyor. Yetmiyor, daha fazla renk kullanıyor, gif’ler ve videolar sergilemenin yeni yollarını deniyorlar. Elbette sosyal medya da bunun dışında değil. Snapchat, Facebook – Instagram arasındaki ‘özellik aşırma’ yarışı bu hikayenin bir parçası olarak devam ediyor.

Bu durumun çok basit bir açıklaması var; beynimiz. İnsan beyni yazılara kıyasla görsel öğelere 600 bin kat daha hızlı tepki veriyor ve her an işlediği bilginin %90’ını görsel öğelerden elde ediyor. Dolayısıyla zevklerimiz birbirinden farklı olsa da kural hepimiz için aynı: sabit görselleri ve videoları daha çok seviyoruz.

Paylaşılan ilk Vine

İnternet dünyası görselleri keşfedeli çok oldu. Ancak video, içerik üretmenin zorluğu, internet hızı ve fiyatları gibi engeller sebebiyle pek yaygınlaşamıyordu. Bu altyapı özellikle mobil alanda oluşmaya başladığında birinin çıkıp video içerikleri roketleyeceği an gelmişti. Neredeyse tüm siteler, sosyal ağlar videoları destekliyordu. Video çeken cep telefonlarıyla herkes videolar da kaydediyordu. Ancak bunun kolay tüketilebilir olması yolunda ilk adımlardan birini Vine attı.

2012 yılında henüz kullanıcılarla buluşmadan önce Twitter tarafından satın alınan Vine, 2013 yılında yayımlandı ve 6 saniye sınırı bulunan videolarla bir anda dikkat çekti.

 

Sınırların cazibesi

Twitter’ın 140 karakter sınırı ile Vine’ın videolarındaki 6 saniye sınırı çok iyi örtüşüyordu. Nitekim Twitter’ın Vine’ı satın almasındaki temel etkenlerden biri de buydu. Bu sınır kullanıcıların da ilgisini çekti. 6 saniye başta kulağa çok kısa gibi gelse de çok yaratıcı içeriklerin ortaya çıkmasını sağladı ve hatta habercilik için bile kullanılmaya başlandı.

Vine’ın kullanıcı rakamları hiçbir zaman net biçimde açıklanmadı. Ancak en üst noktayı yakaladığı 2014 yılında 200 milyon kullanıcıyı aştığı konuşulmuştu. Bugün Twitter’ın 330 milyon civarında tıkandığını düşünürsek pek de azımsanacak bir rakam değil. Kısacası işler gayet iyi gidiyordu.

Kullanıcılar ve markalar açısından da Vine bir cazibe merkezi oluverdi. Birçok marka kampanyalarında Vine videoları da kullandı, Vine videolarıyla ünlenen kişiler türedi. Öyle ki Vine kariyerini devam etmek için Twitter pazarlama ekibinden ayrılanlar ve hatta bir Vine videosu için 200 bin dolar ücret alanlar olduğunu da gördük.

 

Fakat yenilik günümüzde öyle çabuk tüketiliyor ki, Vine’ın yenilikleri de kullanıcılar tarafından çabucak tüketildi.

Yenilik etkisinin sonu

Yenilik hissi bizleri bir şeylere bağlı tutan en önemli hislerden biri. Facebook her yenilik yaptığında başta bundan nefret ediyoruz ama temelde bu bizi bağlı tutmaya devam ediyor. Aynı şekilde yeni iPhone’un özelliklerini beğenmiyoruz ama eski iPhone’a da demode gözüyle bakıyoruz. Dolayısıyla Facebook ya da Apple olsanız dahi yenilik yapmadığınız bir yıl geçirmeniz pek de hayrınıza olmayacaktır.

Söz konusu Vine gibi temelleri çok daha cılız bir platform olduğunda ise yeniliklerin kesilmesi, fişinizin de çekilmesi anlamına geliyor.

Bir başka darbeyi de Snapchat indirdi. Video snap’leri herkese açan uygulama, böylece Vine’a olan ihtiyacı biraz daha azalttı. Daha sonra Instagram, Snapchat’ten bu özelliği kopyaladı, Facebook otomatik olarak oynayan videoları başlattı ve Periscope’tan canlı yayın özelliğini kopyaladı, Twitch oyuncular arasında çok popüler hale geldi.

Video alanında bunca şey olurken Vine sessiz sedasız 6 saniyelik video özelliği sunmaya devam etti.

Elbette Vine’ın yapması gereken 6 saniye sınırını kaldırmak değildi. Kendi temel özelliğinin yanında platformu canlı, kullanıcıları heyecanlı tutacak bazı yeniliklere ihtiyaç vardı. Sürekli aynı kaldıkça insanlar Vine’ın varlığını bile unutur hale geldi.

Twitter’ın Vine’dan kurtulmak istemesinin sebebi ise biraz kendi sorunlarıyla ilgili. Son yıllarda büyümesi yavaşlayan mikro blog, yeni bir yapılanmayla birlikte tekrar yükselişe geçmek istiyor. Bunun için kendi çekirdek iş alanına yoğunlaşmayı tercih eden Twitter, Vine gibi emek gerektiren bir iş kolunu da tümüyle rafa kaldırmayı tercih ediyor. Vine çalışanlarına ne olacağı şimdilik net değil ama Twitter şimdilik 350 kişiyle yollarını ayıracağını duyurdu. Yani büyük ihtimalle Vine ekibinin büyük bir bölümü de kendine yeni bir iş aramak zorunda kalacak.

Vine bir platform olarak kapanacak olsa da tüm sunuculardan silinmeyecek. Şimdiye kadar Vine’a yüklenen dosyalar canlı kalmaya devam edecek. Dolayısıyla isteyenler eski Vine’ları girip izleyebilecek, download edebilecek.

Hiçbir proje ‘olmuş’ değildir. İşlerin en iyi gittiği zamanda bile yenilikler için çalışmak, zirveye çıkabilmenin ve orada kalabilmenin en iyi yolu. Bizler de İyi Çalışanlar Ülkesi Workinton’da size her zaman daha iyi çalışmanın yollarını sunmak için çalışmaya, yeni fikirler üretmeye devam ediyoruz.

0 yorum

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir